Search

İç görü ve kendini duymak

Bilginin çok kolay ulaşıldığı zamanlardayız. Her an birilerinin hayatla, kendi yaşanmışlıklarıyla veya sadece duyduklarından yola çıkarak sürekli konuştuğu, paylaştığı ve fikir verdiği bir evrende bilgi okyanusu içinde yaşıyoruz. Bir de kendini önceliğe al, sen ne istiyorsun diye bağıranlar var, ben de onlardan biriyim. Peki bu nasıl yapılır? Yapıyor musunuz? Yaptığınızı zannediyor musunuz biraz bunlardan yazmak istedim. Ben neler yaptım ve yapıyorum biraz bahsedeceğim...




01

İnsanın yaşadığı zorluklar, travmalar, çocukluğunda öğrendiği ama şimdi hayatında işe yaramayan veya hayatını zorlaştıran bazı alışkanlıkları, düşünce kalıpları ve inançları sebebiyle dönüp kendi hayatında bazı şeyleri yoluna sokmaya, değiştirmeye yönelir. Bu çok normal ve doğal bir gelişim sürecidir, buna bireysel gelişim yolu diyoruz ve epey uzun kendini tanımaya başlamayı seçtiği bir yol.

“Ancak deneyimlediğin bir şeyi gerçekten anlayabilirsin, kendine hissetme izni verdiğin kadar başkalarını hissedebilirsin".

- Hilal Lena Şerifoğlu -


02

Ancak kendi deneyimlediğin bir şeyi gerçekten anlayabilirsin, kendine hissetme izni verdiğin kadar başkalarını hissedebilirsin. Bu şu demek; zihin yapısı gereği anlamlandırmak ister, bilmediği şeyleri varsayımlarla doldurur ve zanneder. Düşünceler duyguları, duygular da davranışlarımızı oluşturur. Dolayısıyla zihnin her söylediğine inanmak yerine onun bir 'düşünce' olduğunu gerçek olmayabileceğini fark etmek çok iyi bir adım. Eğer bu çöp sayılabilecek varsayımları fark edersek kendi sesimizi duyabilmeye bir adım hatta koca bir adım yaklaşmış oluruz :)

Bu konuda Don Miguel Ruiz'in Dört Anlaşma kitabını öneririm.


03 Kendi sesini duymak konusunda bildiğim ve söylemek istediğim çok şey ve yöntem biliyorum aslında ama şimdilik sizi de çok sıkmadan, posta sığacak şekliyle paylaşıyorum. Merak eder ve detaylı çalışmak isterseniz bana ulaşabilirsiniz hilal@hilallena.com Bir diğeri ise kişinin sürekli savaş, kaç, don modunda yani sempatik sistemde olan bedenin algılarının kapanması sebebiyle istemsizce kendini görememesi, Sindir, gevşe ve rahatla yani parasempatik sisteme geçmek için nefes tekniklerinin ve meditasyonun düzenli uygulanması gerçekten faydalı.. Günde 10 dk ayırmak bile beyindeki nöronları değiştirmeye başlıyor. Önemli olan mükemmelce yapmak değil, sadece yapmak Sevgilerimle






10 views0 comments

Recent Posts

See All

Hilal Lena 

Mail grubuna kayıt olmak için e-mail adresinizi yazın

Social